Promosyon Sektörünün Raporu Hazırlandı

Promosyon ürünleri sektörü çalışma toplantısı, İTO Başkan Yardımcısı Dr. İsrafil Kuralay yönetimiyle yapıldı. Pandemi sürecinde online olarak  düzenlenen toplantıda İTO Meclis ve Komite Üyeleri, İstanbul Ticaret Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Torlak ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Figen Yıldırım katıldı. Toplantıda, İstanbul Ticaret Üniversitesi tarafından hazırlanan sektörel araştırma raporuyla ilgili yol haritası belirlendi, görüş ve öneriler istişare edildi.

TÜKETİCİYLE KURULAN KÖPRÜ

Sektör temsilcileri, promosyon ürünlerinin firmalar ile tüketiciler arasında bir köprü olduğunu belirterek, sektörün işletme yönetimi ve pazarlama açısından da incelenmesi gerektiğini söyledi. Sektörün istihdam ve ihracat yönüne de dikkat çeken sektör temsilcileri, ihracatta Çin ile rekabet ettiklerini, piyasanın ihtiyaçlarına hızlı bir şekilde cevap verebildiklerini de vurguladı. Yerli üretime destek konusunda promosyon ürünlerinde de yapılabilecekler olduğunun altını çizen sektör temsilcileri, kamu ihalelerinde yerli ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini önemle ifade etti.

İTO DESTEK VERECEK

Sektörel araştırmaların mevcut durumun yanı sıra geleceğe yönelik de bir projeksiyon çizdiğini belirten İTO Başkan Yardımcısı Dr. İsrafil Kuralay, rapor için gereken desteği vereceklerini bildirdi.

Promosyon Sektörü 2020

Malum 2020 yılı sadece ülkemiz için değil tüm dünya için kötü başladı. Zaten tam anlamıyla hatırı sayılır bir sektör haline gelememiş promosyon sektörü tam anlamıyla çöktü diyebiliriz.

Sektörü temsil eden her iki dernek de çıkıp yetkililerden promosyon camiasını da düşünmelerini söyleyememiştir.

Sayın yetkililer, 20 bin kişiye istihdam sağlayan promosyon sektörünü de düşünün. İnsanlar ilk çıkan hafif krizde zaten ilk olarak promosyon yaptırmayı kesiyor. Bu kadar insan ne yer ne içer? En azından bizlere kısa dönem çalışma ödeneğini şartsız verin çünkü biz zaten sezonluk çalışan bir sektörüz, biz zaten kırılgan bir iş yapısına sahibiz.

Bu ve buna benzer bir açıklama yapmaya ya cesaret edemedik ya da sektör temsilcileri (her iki derneğin başkanları ve yönetimleri) sektörden ziyade kendi iş yerleri ne olacak diye düşündüler.

Hal böyle olunca promosyon işi yapan yüzlerce firma ülkenin dört bir yanından mesajlar yayınlayıp evlerine çekilmek zorunda kaldılar.

Promosyon sektörü reklam ana dalının bir alt kategorisidir. Hatta en uç noktasıdır. İş bu reklam camiasında sadece bir dernek (ARED) sektördeki bu koronavirüs sorunundan dolayı magdur olan işveren ve işçilerin sesi olmuştur. Gerek attığı maillerde gerek medyada sesini duyurmuştur. Kendilerini tebrik ediyorum.

Sözün özü, promosyon sektörü bu koronavirüs meselesinde sınıfta kalmıştır. Sektöre öncülük eden firmaların da hiçbirinden ses çıkmamıştır.

Bazı tekstil gücü olan firmalar hızlıca maske imalatına başladı ancak devlet bu noktada da dur dedi. Pazarda parayla maske satışı yasak dedi. Bizim derneklerin yine sesi çıkmadı. “Bu kadar makine yatırımı yaptık, kumaş yatırımı yaptık, ne olacak bizim halimiz?” diyen olmadı. Arada al&sat yapan bazı promosyoncular da ufak tefek masraflarını çıkarmak için bu maske işini yaptılar. Kimi küçük çapta kimi büyük çapta yaptı. Yasaktan sonra bu alttaki al&sat’çıların da sesi olan kimse çıkmadı. Üstelik Cumhurbaşkanı “parayla maske satışı yasak” demesinin ardından tam 5 gün geçmesine rağmen konuyla ilgili ne bir genelge ne de bir kararname çıkmasına rağmen, ne üreticileri ne de al&sat’çıları düşünen kimse yok. Kimsenin sesi çıkmıyor.

Sonuç olarak, geçtiğimiz 5 yıl içerisinde zaten kör topal giden promosyon sektörü tamamen çökmüştür. Önümüzdeki 2-3 yıl firmalar kendi canının derdine düşerken kimse kalkıp da ajanda, kalem, vb. promosyon ürünleri yaptırmayacak. Bu bağlamda sektörümüzün toparlanma süreci en az 5 yıl sürecek diye düşünüyorum.